ÂŞK-I MECAZİ’DEN ÂŞK-I HAKİKİ’YE

ÂŞK-I MECAZİ’DEN ÂŞK-I HAKİKİ’YE Hazreti Mevlana bir gün kendisine, Dergaha Derviş olmak için geldiğini söyleyen birine “sen hiç âşık oldun mu” diye sormuş. Tabi o sorudaki âşk, âşk-ı mecazi, yani erkeğin kadına, kadının erkeğe olan âşkıdır. O genç adam şöyle cevap vermiş: “Ben hiç âşık olmadım.” Bunun üzerine Hazreti Mevlana şöyle söylemiş o gence, “git […]

ÂŞK-I MECAZİ’DEN ÂŞK-I HAKİKİ’YE

Hazreti Mevlana bir gün kendisine, Dergaha Derviş olmak için geldiğini söyleyen birine “sen hiç âşık oldun mu” diye sormuş. Tabi o sorudaki âşk, âşk-ı mecazi, yani erkeğin kadına, kadının erkeğe olan âşkıdır. O genç adam şöyle cevap vermiş: “Ben hiç âşık olmadım.” Bunun üzerine Hazreti Mevlana şöyle söylemiş o gence, “git önce âşık ol, sonra gel.”

Evet, önce kula yönelik âşk ve sevgiden sonra ilahi âşka, yani Hakiki Âşka geçildiğinde bu daha sağlam ve daha makbuldür.

Gelin bu noktada, hep birlikte Fuzûlî’ye kulak verelim.
“Mecnûn’a sordular Leylâ nic’oldu.
Leylâ gitti adı dillerde kaldı.
Benim gönlüm şimdi bir Leylâ buldu.
Yürü Leylâ ki ben Mevlâ’yı buldum.
Leylâ Leylâ derken Allah’ı buldum.”

Bu şair yazar Ahmet Sandal da aşağıdaki şiirinde aynı hâli yaşamış ve anlatmıştır.

Nice nice güller içinde nice güzel gördük, özellikle gençlik yıllarında, çok da âşık olduk. O âşk ile o zamanki Arabesk Müzik Ustalarından (Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay gibi Ustalardan) dinlediğimiz müziklerle adeta kendimizden geçtik. Yaşımız gençken âşk, yani Âşk-ı Mecazi çok yerinde ve doğru bir yöneliş idi. Ancak yaş ilerledikçe artık mü’min bir insanda Âşk-ı Mecazi biter ve yerini Aşk-ı Hakiki alır. Âşk-ı Hakiki Allah (cc) aşkıdır. Bir insan, gençken bulmadığı bu Âşk-ı Hakiki’yi yaşı ilerlediği halde bulmamışsa, yaşlı olduğunda halen Allah (cc) sevgisinden bigane ise veyl ona, yazık ona.

Evet, bir insan yaşı erkenken, gençken, güller içinde Âşk-ı Mecazi ile sevmiş olabilir. Biz de sevdik, gençken. Ancak günler içinde Âşk-ı Hakiki’yi bulmalıdır, insan. Bulmadıysa yazıklar olsun. Biz bulduk elhamdülillah.

Sözü uzatmayayım artık. Şiirim her şeyi anlatıyor.

GÜLLER İÇİNDE/GÜNLER İÇİNDE

Yüzün ay gibi, kaşların hilal.
Dudakların dudak değil, bal.
Gitme, gitme sonsuza dek kal.
Ben seni sevdim güller içinde.

Sen gelince geceler, nehar.
Ne bir ateş kalır, ne de har.
Gelişin her mevsim bana bahar.
Ben seni sevdim güller içinde.

Hiçbir şeyim yok, var bir kilimim.
Sana lazımsa var biraz da ilmim.
Korurum üzerinde olur, iki elim.
Ben seni sevdim güller içinde.

Hayranım doğruya ve gerçeğe.
Dönüp de bakmam, haine, alçağa.
Gönül vermişim ben bir çiçeğe.
Ben seni sevdim güller içinde.

Âşık, aşkı için dağlar aşan.
Hep sevgili peşinde koşan.
Şairdim, belki çok konuşan.
Ben seni sevdim güller içinde.

Bir zamanlar ben de gençtim.
Artık Aşk-ı Mecazi’den geçtim.
En güzeli, Aşk-ı Hakiki’yi seçtim.
Ben Allah’ı sevdim günler içinde.
Ben Rabbimi sevdim günler içinde.

Vesselam

Ahmet Sandal

 

 

Exit mobile version