BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ

BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ   Kurban, ibadet maksadıyla hayvan kesimi ve bu maksatla kesilen hayvandır. Kurban Bayramı nedir peki? Biz Müslümanlar tarafından Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan dinî bir bayramdır. Kurban Bayramı aynı zamanda Hac Bayramıdır. Şartlarını yerine getiren Müslümanlar, Kurban Bayramı günlerinde, Mekke ve Kabe’de ihrama girmek, […]

YAZAR AHMET SANDAL

BİR KURBAN BAYRAMI DÜŞÜNCELERİ

 

Kurban, ibadet maksadıyla hayvan kesimi ve bu maksatla kesilen hayvandır.

Kurban Bayramı nedir peki?

Biz Müslümanlar tarafından Hicrî takvime göre Zilhicce ayının 10. gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan dinî bir bayramdır.

Kurban Bayramı aynı zamanda Hac Bayramıdır. Şartlarını yerine getiren Müslümanlar, Kurban Bayramı günlerinde, Mekke ve Kabe’de ihrama girmek, Arafat vakfesi yapmak ve Ziyaret tavafı (Kâbe etrafında tavaf etmek) ile Hacı olurlar.

Tabi Hacı olmak ancak Hac Vaktinde olur. (Hac vakti, arefe ve bayram günleri olmak üzere, 5 gündür)

Kurban Bayramı vaktindeyiz, elhamdülillah.

Kurban itaat ve teslimiyet demektir. Kurban Bayramının kökleri Hazreti. İbrahim’in oğlu Hazreti İsmail’e uzanır.

Müslüman ancak Allah’a olan inancı uğruna bir şeylerden vazgeçmeyi göze aldığında ve Dünya’daki bazı şeyleri kurban etmeye hazır olduğunda ve Allah’a sadakatle bağlandığında Müslümandır.

Müslümanlık dilde değil haldedir, sözde değil özdedir.

“Kurban” kelimesi sözlükte “yaklaşmak” ve “Allah’a yakınlaşmaya vesile olan şey” anlamlarına gelir.

Biz de Kurban Bayramı Kurban kesmek suretiyle Allah’a yakınlık arayalım.

İşte en mühim kritik soru: “Müslüman yalnızca Kurban Bayramı’nda mı Allah’a yakınlık için bir yol arayacak?”

Bu sorunun cevabı çok açık ve bellidir.  Müslüman her zaman, her daim, her nefeste, her anında ve her vaktinde Allah’a yaklaşmak için bir fırsat ve yol arayacaktır.

Bunun için hangi yollar,  hangi fırsatlar hangi imkanlar vardır diye soruyorsanız?

Bunu insan kendi kendine anlayacak ve kendi kendine bunu sağlayacaktır.

Örnek vermek gerekirse. Yolda gidiyorsunuz. Birden karşınıza zavallı biri çıktı. Sizden bir şey talep etti. Bu talep maddi olabilir, manevi olabilir. O kişinin  talebini yerine getirerek, “ben bu kişiye böyle yardım ederek Allah’a yaklaşmak için imkan bulayım” dediğiniz andan itibaren ibadet içindesiniz ve Allah’a yaklaşmış oldunuz.

Başka bir örnek daha vereyim. Bir Müslüman, ailesinin geçimini temin için ve  helal kazanç getirmek için evden çıktığında her adımında Allah’a yaklaşmaktadır. Çünkü o kişinin düşüncesi ulvi ve yücedir. Bir Müslüman, kazanç elde etme ve çalışma sırasında şöyle düşünürse, “ben böyle bir şekilde Allah’ım bana emanet ettiği Bu aileyi koruyorum. Eşime ve çocuklarıma helal kazanç getiriyorum. Böyle çalışarak onların rızıklarını temin ediyorum” dediği anda Allah’a yaklaşmak için bir yol bulmuştur.

Allah’a yakınlaşmada son bir örnek, Allah için savaş ve cihadtır. Bir Müslüman cihada yani Allah için savaşa çağırıldığında “benim bu canım zaten Allah tarafından bana verildi. Bu can Allah’a feda olsun” dediği anda Allah’a yaklaşmanın en zirvesinde ve o zirvede Allah ile yan yanadır. İşte en büyük mutluluk ve huzur budur.

Yüce Allah (cc) Sevgili Rabbim (cc) bizleri kendisine yaklaştıracak  yakınlaştıracak amellerle ve niyetlerle, her daim ve son nefesimize dek hemhal eylesin.

Burada niyet mühim, ona dikkat çekiyorum.

Yani yaptığınız işlerde niyetler, adetleri ibadetlere çevirir.

Örnek vermek gerekirse, insanlar normal zamanlarda da keçi, koyun ve inek gibi hayvanlara keserler. Ama o kestiklerinde o kestikleri kurban olmaz, kurban niyetiyle keserse kurban olur. Normal zamanlarda kestiklerinde, et yemek için kesildiği için o kurban olmaz. Ancak kurban niyetiyle kurban kesilirse kurban olur.

Mesela bir kişi aynı namaz hareketleri gibi günde beş vakit ve hatta tam da namaz vakti girdiğinde kıyam, rüku ve secde hareketlerini yapsa ve “ben bunu ibadet için değil, bedenimin sağlığı için, spor için yapıyorum” derse o hareketler ibadet olmaz, ancak ibadet niyetiyle namaz hareketleri yaparsa ibadet olur. Burada bir ayrıntıya dikkat çekeceğim: Kişi ibadet niyetiyle namaz hareketleri yaptığında, hem sağlıklı oluyor, hem de sevap kazanıyor. Ancak ibadet niyeti olmazsa sevap kazanamıyor. Öyleyse akıllı kişi hem sevap kazanan ve hem de sağlıklı olan kişidir ki, onun kişiye Müslüman denilir.

Müslüman kişi, kâr üstüne kâr elde eden  ve Nur üstüne Nur kazanan kişidir ve bunun tek bir sebebi vardır. O sebep niyettir.

Bizi kurtaracak tek bir sebep vardır: O da tertemiz bir kâlple Allah’a varmaktır. Bunun için iyi niyet, güzel zihniyet ve samimiyet ile hamiyet içinde olmak gereklidir. Şiirimde bunu seslendirdim.

SENİ NE KURTARACAK?*

 

*“Ancak Allah’ın huzuruna

tertemiz bir kâlple gelenler

kurtulur!”(Şuara Suresi, 89)

 

Allah vermiş, tertemiz bir kâlp her kuluna.

Bozmadan dümdüz gitmeli her insan yoluna.

Yalnız şunu söylerim ben, insanoğluna:

Seni kurtaracak olan samimiyetindir.

 

Doğar güneş, geçip gider kapkara bulut.

Yanlış yaptıysan tövbe et, geçmişi unut

Aklını, izanını hep sağlam ve güçlü tut.

Seni kurtaracak olan fikrin, zihniyetindir.

 

Fayda vermez orada, bunca işler, güçler.

Rıza-ı ilahi yoksa boşlar, birer hiçler.

Tertemiz olsun kalpler, tertemiz olsun içler.

Seni kurtaracak olan iyi niyetindir.

 

Asla işin olmasın umutsuzluk ve yeisle.

İyiliğe ve doğruluğa çağır ve sesle.

İçinde vatan, millet için güzellikler besle.

Seni kurtaracak olan sevgin, hamiyetindir.

Seni kurtaracak olan samimiyetindir.

 

Vesselam.

 

Bu duygu ve düşüncelerimle Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, size, ailenize ve tüm sevdiklerinize nice nice Bayram sevinci dilerim.

 

Yüce Rabbim ibadetlerimizi kabul eylesin. İhlas ve samimiyet nasip etsin. Amin

 

İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği Başkanı

 

Ahmet Sandal

Exit mobile version