CAHİT ZARİFOĞLU’NDAN KALANLAR

CAHİT ZARİFOĞLU’NDAN KALANLAR İstanbul’un yaz sıcağının serinlediği bir ikindi vaktinde, film şirketi olan Ajans 1400 te, rahmetli Cahit Zarifoğlu ağabeyimle sohbet ediyoruz. İstanbul Vefa Lisesinde okuduğum dönemde, kültürel birikimlerin serpildiği yıllarda, bizlerde o ağlara takıldık. Boğazın coşkun sularında, lodosa yelken açtık; Necip Fazıl üstatmı dersin, Sezai Karakoç mu dersin! Son dönemin yetiştirdiği şair, yazar ve […]

onyurt mustafa

CAHİT ZARİFOĞLU’NDAN KALANLAR

İstanbul’un yaz sıcağının serinlediği bir ikindi vaktinde, film şirketi olan Ajans 1400 te, rahmetli Cahit Zarifoğlu ağabeyimle sohbet ediyoruz.

İstanbul Vefa Lisesinde okuduğum dönemde, kültürel birikimlerin serpildiği yıllarda, bizlerde o ağlara takıldık.

Boğazın coşkun sularında, lodosa yelken açtık; Necip Fazıl üstatmı dersin, Sezai Karakoç mu dersin! Son dönemin yetiştirdiği şair, yazar ve sinemacı; ismini sayamadığım bir o kadar güzel insanlarla, edebiyat ve sinema kültürünü, paylaşmanın bahtiyarlığına erdik! (Tam 35 yıl!)

Cahit Zarifoğlu ağabeyimle sohbete dönüyoruz;”abi ‘Bu şehirden kaçma vaktidir artık’ sözünün arkasındaki konuyu merak ettim” dediğimde, Cahit ağabey biraz duraksadı, duygulu biraz da mahzun haliyle yüzüme baktı, gözlerinin içinde Maraş’ın fotoğrafını görebiliyordum.

Cahit Zarifoğlu’nun henüz 21 yaşındayken kaleme aldığı, Maraş’taki mahalli kültür-sanat çabasının hüzünlü ve sitemkâr vedası

“Bu İnkılâp’ın ilk ve son Fikir-Sanat eki. Zira İnkılâp 213. sayısı ile yayınına veda edip tarihe karışıyor.1960 yılının 30 Ağustosunda çıkmaya başlamıştık.

Bu şehir, bu dertler bizimdi. Kendi hesabınıza sorumluluk duyuyorduk, elimiz kalem tutuyordu. Boş duramazdık. Hiç denecek kadar az olan imkânlarımıza aldırmadık. Kaleme şevkle heyecanla sarıldık.

İnkılâp’ın ilk sayısında, ilk yazım “İnkılâp Bir” başlığıyla çıkmıştı. O yazımda kapanacağını aklıma getirmiyor, “İnkılâp çıkış amaçlarını unutmadığı
müddetçe burada yazacağım” diyordum.

Orhan Akbay’ı severek, saygıyla selâmlıyor, onu iyi niyeti, dostluğu, çalışkanlığı, yiğitliği, temizliği, çabası, didinmeleriyle, bu şehirle, en güzel dileklerimle başbaşa bırakıyorum.
Bu şehirden kaçmak vaktidir artık.

CAHİT ZARİFOĞLU

Cahit abiyle olan sohbetin en vurucu bölümü;dergi çıkarmanın maliyeti ve o dönemin zengin işadamlarından derginin maliyetine destek bulamayışı, çıkardıkları gazetenin ve kültür ekinin kapanışı karşısında hissettiği o yalnızlığı ve kırgınlığı ne kadar da yalın, bir o kadar da “zarif” bir dilde özetlemiş“Bu şehirden kaçmak vaktidir artık!”

Rahmetle anıyoruz!

Mustafa Önyurt

 

Exit mobile version