PARA LAYIK OLDUĞU MALLA GİDER

HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAMPARA LAYIK OLDUĞU MALLA GİDERİstanbul leventte hayvancılık yapan, cami ve cemaat ehli biri; pazara götürdüğü sütü, yoğurdu ve peyniri satamaz. Bazen de ancak yarısını satar. Günler hep böyle gelip geçer. Buna bir çare bulmaya çalışır. Bir gün hanımı; bey der.-‘’Yoksa bizin ineklerde bir büyü veya nazar mı var? Caminin hocasına söylesen […]

Mustafa Saylak

HELAL TİCARET MEDENİYETİ OLARK İSLAM
PARA LAYIK OLDUĞU MALLA GİDER
İstanbul leventte hayvancılık yapan, cami ve cemaat ehli biri; pazara götürdüğü sütü, yoğurdu ve peyniri satamaz. Bazen de ancak yarısını satar. Günler hep böyle gelip geçer. Buna bir çare bulmaya çalışır.

SÜTCÜ KADIN
Anadolu’da birkaç hayvanın sütüyle geçinen yaşlı hanım, hayvanlarının sütünü mahalle bakkalına satar, karşılığında evinin ihtiyacı olan; şeker, çay , yağ, pirinç ve bulgur gibi gıdalardan alır. Bir gün bakkal yaşlı hanımın getirdiği sütünü tartar, eksik geldiğini görür. Kızgın bir eda ile sütün eksik geldiğini söyler. Kadına tepki gösterir. Yaşlı kadın; mahcup bir şekilde kilogram alacak parsının olmadığını, kendisine bakkalın verdiği bir kilogram şekeri, sütü tartar iken terazinin diğer kefesine koyarak tarttığını söyler. Bakkal kadının tartısında değil, hatanın kendi tartısında olduğunu anlar. Cenabı hak insanın ayıbını ortaya koyarsa kimse onu setredemez. Onun setrettiğini de kimse açığa çıkaramaz.
Ölçüde ve tartıda keyfi davranışın hüküm sürdüğü cahiliye toplumunda, Çarşı ve pazarlar; ahlaki olgunluğa ermemiş kendi menfaattarını ön planda tutan kişiler için yalana, hileye, haksızlığa daha müsait ortamlardı.
Mutaffifin suresinin ilk ayetleri ölçü ve tartıda hile yapanlar hakkında inmiştir; ’ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline, Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar. Kendileri onlara bir şey (vermek için)ölçtükleri veya tarttıkları zaman eksik yaparlar’’(mutaffifin, ayet,1.2.3).’’ Onlar Allah’ı ve müminleri aldatmaya çalışırlar. Oysa sadece kendilerini aldatılarda farkında değillerdir.’’(Bakara,2/9).’’Ey insanlar, mallarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Ancak kendi rızanızla yaptığınız, ticaret bunun dışındadır.’’(Nisa,4/29).Yüce Allah ticaretin zorbalık ve bozgunculukla değil, ideal olan ticaret yoluyla gerçekleştirilebileceğini bildirmiştir. Bu sebeple Allah Resulü ashabını çalışmaya ve üretmeye teşvik etmiştir. Tüccar sah abilerden biri olan Abdurrahman b. Avf Medine’de çarşının yolu tutmuş; helal ticaret yapmaya başlamış ve servet sahibi olmuştur. Allah Resulü ticareti hoş karşılamış ve sevmiştir. Sahabeyi kiramda; gittikleri yerlerde dürüst ticaret yapmalarından dolayı, İslam’ın yayılmasına katkı sağlamışlardır. Ayrıca Allah Resulü ticarette; dürüstlük, pazarlıkta açıklık, doğruluk ve helal kazanç usulünü getirmiştir.
Sonuç olarak; haram ve helali ayırt etmenin çok zor olduğu günümüzde; çok mal değil, helal, temiz, geniş ve şükrünü yerine getireceğiz kazancı öncelememiz gerekmektedir. Nereden ve nasıl kazandığımız, nereye ve nasıl harcadığımız konusunda çok seçici olmamız gerekmektedir.
Kahramanmaraş İl Müftülüğü Eğitim Uzmanı
Mustafa SAYLAK

Exit mobile version