SALI GÜNÜ ANKARA’DA BEŞ ÇAYI’NDA BULUŞALIM

SALI GÜNÜ ANKARA’DA BEŞ ÇAYI’NDA BULUŞALIM Yazımızın başlığında “Salı Günü Beş Çayı’nda Buluşalım” yazıyor. Yazıyor yazmasına da nerede, hangi tarihte, niçin ve neden beş çayında buluşuyoruz. Beş çayı da ne? Bizim kültürümüzde kuşluk vaktinde yenilen bir kahvaltı var. Beş çayı diye de bir şey mi var? Evet, beş çayı diye de bir şey var. Öncelikle […]

SALI GÜNÜ ANKARA’DA BEŞ ÇAYI’NDA BULUŞALIM
Yazımızın başlığında “Salı Günü Beş Çayı’nda Buluşalım” yazıyor. Yazıyor yazmasına da nerede, hangi tarihte, niçin ve neden beş çayında buluşuyoruz. Beş çayı da ne? Bizim kültürümüzde kuşluk vaktinde yenilen bir kahvaltı var. Beş çayı diye de bir şey mi var?

Evet, beş çayı diye de bir şey var. Öncelikle belirtelim, “Beş çayı geleneği” İngiltere’nin bir kültürüdür. aittir. İngilizce Adı: Afternoon tea veya 5 o’clock tea. Beş çayında, çayın yanında genellikle küçük sandviçler, kekler ve kurabiyeler ikram edilir. Biz elbette bunu İngiltere geleneği diye almadık. Bir Projemizin lansman (açılış) saati için uygun gördük ve akılda kalsın diye de “4 Ağustos 2026 Salı Günü Akşam Beş Çayına Davetlisiniz” dedik.

Bu davet ve bu açılış toplantısı neden?
Onu da açıklayalım.
İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneğimizce (İKTA-DER) “Kahvehane’den Kıraathane’ye” diyerek ve bu hususta İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünce desteklenen bir Projeyi Ankara Kahveciler Esnaf Odası ile birlikte hayata geçiyoruz. Bu proje 6 ay (01/07/2026-31/12/2026 arasında) sürecek.
Proje kapsamında
1-Ankara’nın Çankaya, Mamak, Keçiören, Yenimahalle ve Altındağ ilçelerindeki kahvehanelerde okuma köşeleri kurarak kıraathane kültürünü yeniden canlandıracağız.
2-Kahvehane esnafı ve çalışanlarında dijital bağımlılık konusunda farkındalık oluşturmak üzere eğitimler gerçekleştireceğiz:
3-Sosyal medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirme eğitimleri düzenleyeceğiz.
4-Dernek üyeleri ve ailelerinde düzenli kitap okuma alışkanlığını geliştireceğiz.
5-Aile içinde kitap okuma kültürünü destekleyen etkinlikler düzenleyeceğiz.
6-Sivil toplum kuruluşu ile meslek odası iş birliğini güçlendireceğiz.
7-Dijital bağımlılığa karşı toplumda farkındalık oluşturan sürdürülebilir bir model geliştireceğiz.
Evet, bu proje gerçekten mühim ve önemlidir.
Bu proje çerçevesinde şu ana kadar 17 yerde kitaplık oluşturduk, kitaplık oluşturduğumuz kahvehanelere kitaplar hediye ettik. Hangi kitapları mı kahvehanelerde kitaplıklara yerleştirdik?
Onların da listesi şudur.
Sıra
No Kitap Adı Yazarı
1 Nutuk Mustafa Kemal Atatürk
2 Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul’un Fethi Yavuz Bahadıroğlu
3 Devlet Platon
4 İdeal Devlet Farabi
5 Dil Belası
6 Dede Korkut Hikayeleri Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi
7 Ağrıdağı Efsanesi Yaşar Kemal
8 Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine Seneca
9 Hamlet William Shakespeare
10 Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov
11 Henüz Vakit Varken Gülüm Nazım Hikmet
12 Hayvan Çiftliği (Bez Ciltli) George Orwell
13 Kürk Mantolu Madonna Sabahattin Ali
14 Babaya Mektup Franz Kafka
15 Beyaz Diş Jack London
16 Uzun Hikaye Mustafa Kutlu
17 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa
18 Deli Kurt Hüseyin Nihal Atsız
19 Siyasetname Nizamü’l Mülk
20 Sokrates’in Savunması Platon
21 Beyaz Zambaklar Ülkesinde Grigoriy Petrov
22 Kendi Gök Kubbemiz Yahya Kemal Beyatlı
23 Hacı Murat Lev Tolstoy
24 Fatih Harbiye Peyami Safa
25 İrade Eğitimi Jules Payot
26 Cimri Moliere
27 İnci John Steinbeck
28 Toplum Sözleşmesi Jean-Jacques Rousseau
29 Dişi Kurdun Rüyaları Cengiz Aytmatov
Evet, bu kitaplarla başladık ve nasipse Ülkemiz genelinde nice nice kahvehaneye nice nice kitaplar hediye edeceğiz. (Bu kitaplar kahvenelerde okunsa, şimdilik yeter. Bu kitapla gerçekten hassas ve özenli bir şekilde seçilmiş kitaplardır.)
Bu kitapları neden kahvehanelere ve orada kurduğumuz kitaplıklara yerleştiriyoruz.?
Evet, bu faaliyette bulunmamızın nedeni, bu projeyi geliştirmekteki maksadımız esasında şu anda günümüzde Kahvehaneler denilerek asıl mecrasından kopartılan Kıraathaneler, yani Kitap Okuma Yerlerini tekrar canlandırmak. Yani öz kültürümüze tekrar dönmek. Elbette şu andaki kahvehanelerde ortam şu anda öz kültürümüzden fersah fersah uzaktır. Maalesef, günümüzde kıraathane yok. Yani kitap okunan yerler yok. Kahvehane var. O kahvehanelerde de zaman öldürülüyor. Dedikodu yapılıyor Kültürel sohbetler, fikir tartışmaları kahvehanelerde sıfıra yakın.
Evet tekrar ediyorum. Eskiden kahvehane yoktu, Kıraathaneler vardı. İnşallah aslımıza ve özümüze dönüyoruz. Bunun için bu projeyi başlattık.
Bu proje doğrultusunda 1 Temmuz 2026 tarihinde itibaren 6 aylık sürede Derneğimiz ile Ankara Kahveciler Esnaf Odası ile birlikte müştereken gerçekleştireceğimiz etkinliklerin Ülkemize yararlı olmasını, toplumumuzda ilim ve irfan sahibi kendini bilen nesiller yetiştirilmesinde fayda sağlamasını Yüce Rabbimden (cc) niyaz ederim. Bu vesile ile başta İçişleri Bakanlığımız ile Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğümüz yetkililerine ve birlikte çalışma yapacağımız Ankara Kahveciler Esnaf Odası yetkililerine teşekkürlerimi sunuyorum.
Çaba ve çalışma Bizden, tevfik ve yardım Allah’tandır.
Tekrar yazımın başlığına dönecek olursak, Beç Çayı Meselesine gelecek olursak, Dijital Bağımlılıkla Mücadele ve Okuma Kültürünün Yaygınlaştırılması (Kahvehane’den Kıraathane’ye) Projesinin 4 Ağustos 2026 tarihinde saat 17:00’de Taraça Cafe İzmir 2 Caddesi No:34/2 Kızılay/Ankara adresindeki Lansman (Açılış) Toplantısına, (Akşam 5 Çayına) davetlisiniz.
Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.
Ahmet Sandal

Exit mobile version