TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET

TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET Gündemde neler var? Neler yok ki? Tamar Tanrıyar isimli bir gazeteci var. Futbol Dünya Kupası var. Ortadoğu kan gölü, Siyonistlerin elinde, bir asırdan fazladır Ortadoğu kan gölü. Ortadoğu’da Osmanlı gitti ve huzur da gitti. Gündemde başka neler var? Bunu yazarken sosyal medyaya bakarak […]

YAZAR AHMET SANDAL

TAMAR TANRIYAR, FUTBOL DÜNYA KUPASI, ORTADOĞU KAN GÖLÜ VE BİR HASTANEDE REZALET
Gündemde neler var?
Neler yok ki?
Tamar Tanrıyar isimli bir gazeteci var.
Futbol Dünya Kupası var.
Ortadoğu kan gölü, Siyonistlerin elinde, bir asırdan fazladır Ortadoğu kan gölü.
Ortadoğu’da Osmanlı gitti ve huzur da gitti.
Gündemde başka neler var?
Bunu yazarken sosyal medyaya bakarak yazıyorum.
“Gündemde neler varın” cevabını sosyal medyadan veriyorum.
İsmini vermeyeceğim bir Devlet Hastanesinde, iki rezalet görüntü var.
Bir Müdür, personelini tekme-tokat dövüyor. Dövdüğü adamı yere düşürüyor ve bayıltıyor. Aynı hastanede bir erkek güvenlik görevlisi, bir koltukta oturmakta olan bir bayanın üzerine oturuyor. Oturduğu kadının üzerinde laubali (terbiyesiz, çirkin, saygısızca) hareketler yapıyor.
Başka ne var diye bakmadan gündem için sosyal medyaya, bu dört gündem hakkında görüş ve düşüncelerimi açıklayayım.
1-Gazeteci Tamar Tanrıyar:
Bu Gazeteci kadının bilmiyorum kaç zamandır X’te (Twitter’da) ve diğer sosyal medya platformlarında ya da YouTube’da videoları yayınlanıyor. Ben bu Hanımfendi’yi birkaç aydır videoları üzerinden izlemeye ve tanımaya başladım.
Dikkat çekici bir Gazeteci ve yayınladığı videolarda, muhalefetten bazı milletvekillerinin, muhalefetten bazı belediye başkanlarının ya da muhalefetten bazı politikacıların kirli çamaşırlarını ve yolsuzluk ile usulsüzlüklerini ortaya çıkarıyor.
Bunların yanında en son yayınladığı bir videodaki paylaşımı nedeniyle, “Cumhurbaşkanı’na hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamalarıyla hakkında soruşturma başlatıldı Tamar Tanrıyar hakkında.
Şimdi burada, tabi ister istemez kafalarda istifham oluşuyor. Hep muhalefetten bazı adamların ipliğini pazara çıkaran bu Gazeteci” ne oldu da, tam zıttı bir ithamla (iktidarı yıpratmakla) yargılanmaya başlandı.
Şimdi ben uzun uzun ne oldu, niye oldu, nasıl oldu hususuna girmeden Gazeteci Tamar Tanrıyar hakkında tek bir kelime edeceğim.
“İlginç.”
Evet tek kelime, başka bir şeye gerek yok.
2-Futbol Dünya Kupası gündemine geldiğimizde, bu kupa, savaşların, açlıkların, yoksullukların, Dünya’daki adaletsiz vahşi kapitalizmin, terörist Siyonist İsrail’in ve siyonizmin Dünya’yı ateşe vermeye çalıştığının ve bilumum acıların gölgesinde kalan bir Dünya kupası.
Sanki yalnızca “tuzu kurular bu kupa ile ilgileniyor” gibime geliyor.
Mesela ben hiç mi ilgilenmiyorum.
Bu kadar yeter.
3-Ortadoğu Kan Gölü.
İşte benim asıl gündemim bu.
Ortadoğu’da Kan Gölü ve bunun birkaç sorumlusu var. Ve bunlar bilinmektedir. ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa ile Almanya, Ortadoğu’daki kan gölünün ve savaşların suçlusudur. Elbette bu Ülkelerin halklarını suçlamıyorum.
Ortadoğu’daki savaş ve yıkımların tek sorumlusu, “ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa ile Almanya yönetimleridir.”
Ortadoğu’da terörist Siyonist İsrail denilen çıbanbaşının hedef aldığı ve savaşa sürüklemeye çalıştığı en birinci Ülke Türkiye, yani Ülkemizdir.
Bizim bu hususta çok tetikte ve çok uyanık olmamız şarttır.
Terörist siyonist İsrail istediği zaman değil, biz istediğimiz zaman “savaş olur ve o savaş sonrasında da ortada İsrail diye bir çıbanbaşı kalmaz.” (İnşallah bu tecelli edecektir)
Şimdilik bu gündem için de bu kadar yeter.
Gelelim 4. gündeme.
4-Bu dördüncü gündem için de çok şey söylemeyeceğim. Önce söyleyeceğimi söyleyeyim.
“Devlet Dairlerinde memurlar ve diğer kamu görevlilerinin çalışmalarında nizam, intizam, huzur ve güven ile çalışma barışı noktasında sorunlar var. Dışarıdan her şey güllük-gülistanlık görülebilir. Öyle değil ama. Kısacası, Devlet Daireleri artık eskisi gibi değil.”
Bunun bir yansıması bakın bir Devlet Hastanesinde ortaya çıktı. İsmini vermeyeceğim bir Devlet Hastanesinde, sosyal medyadan öğrendiğimiz kadarıyla iki rezalet görüntü ortada dolaşıyor. Bir Müdür, personelini tekme-tokat dövüyor. Aynı hastanede bir erkek güvenlik görevlisi bir koltukta oturan bir bayanın üzerine oturuyor. Oturduğu kadının üzerinde laubali hareketler yapıyor.
Acaba bu görüntüler tekil, yani münferit mi, yoksa çok yaygın mı?
Yani şunu demek istiyorum. Devlet Dairelerinde kaba-sabalık yaygın mı? Devlet Dairelerinde laubalilik (ciddiyetsizlik, edepsizlik, saygısızlık, terbiyesizlik) yaygın mı?
Bunun cevabını ben vermeyeceğim.
Şair Abdurrahim Karakoç’un bir şiirinde geçen şu söz ile karşılık vereceğim.
“Biz ne bilek Beğim, Böyükler bilir.”
Evet, bu yazımda dört gündem hakkında bazı görüşlerimi açıkladım. Acaba açıkladım mı?
Açıkladım, açıkladım. Anlayan anladı.
Ahmet Sandal

Exit mobile version