Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL

ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER

ŞİİRDE ABARTICI KABARTICILAR / SÜSLEMECİ PÜSLEMECİLER
Abartıcı-kabartıcı şairler, süslemeci-püslemeci şairler, yapmayın, etmeyin. Yırtınmayın. Dağlarda havalarda uçmayın. Denizlerde nehirlerde zıplamayın. Her vadide dolaşmayın. Yıldızlarda evrende fink atmayın. Yapmayacağınız şeyleri söylemeyin. (Yapmayacağınız ve yapamayacağınız şeyleri sırf şiir olsun ve “beğeni kaygısıyla” yazıp söylemeyin, ayıptır ve de günahtır. Şu suredeki ikaza dikkat edin. Şuara Suresi, 224-227)
Tabi olun ya. Sade olun ya. Samimi olun ya. Bu sözüm özellikle serbest ya da hece vezninde şiir yazdıklarını söyleyenlere. Hatta özellikle de serbest tarzda şiir yazdıklarını söyleyenlere.
Ohh ohhh! Nasıl olsa serbest şiir diye bir şiir türü uydurdunuz. Ohh ohh! Serbest serbest dolaşın. Atış serbest. Atın ha atın. Tutun ha tutun. Ohh ohhh!
Yapmayın, etmeyin. Kendiniz olun ya.Yırtınmayın, kendinizi beğendireceksiniz diye.
Daha dün sosyal medyada, whatApp’da, X’te yani Twitter’da, Facebook’ta, Instagram’da ve LinkEdin’de şunları paylaştım.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince çıkartılan “Yitik Söz” Dergisinin son sayısı elime geçti. İçinde süslü-püslü, abartılı-kabartılı onlarca şiir vardı. Hepsi de serbest tarzda yazılmış, birçoğu abuk-subuk şiirdi.

Şunları düşünmeden edemedim
“Şiir diye yazılan ya da şiir diye okutturulan mısralar, ister hece ölçüsüyle, ister serbest, isterse aruzla yazılsın, okunduktan sonra dimağda bir tat bırakıyorsa ya da ruhta bir heyecan meydana getiriyorsa şiirdir. Yoksa ne kadar süslersen süsle, ne kadar abartırsan abart boştur, “yitik sözdür.”

Bakın şu örneğime, ne dediğimi anlarsınız.

Şair Nazım Hikmet’in Rusya’da yaşadığı ve çok sade sözlerle dile getirdiği Karlı Kayın Ormanında isimli şiirinde şu mısralar,

Karlı kayın ormanında.
Yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım
Elini ver, ner’de elin?
Memleket mi, yıldızlar mı?
Gençliğim mi daha uzak?
Memleket hasretini anlatan çok sade ve çok basit mısralar, abartıdan ve süslemeden uzak sözler.
Hiç bir abartı, hiçbir süsleme yok ve dimağda tat, ruhta heyecan meydana getiriyor.

Şiir yazanlar lütfen abartmayın, “kendiniz olun” yalnızca. Bir de yırtınmayın ve gösterişsiz söyleyin.

Ben bu yazıda, şiirde yırtınanlara, abartanlara ve süslemecilere dokunacağım biraz.

Onlara örneklikler sunacağım.

Yine serbest tarzda yazılan şiirlerden gidelim. Bir de Orhan Veli’den ve onun da şiirlerinden bahsedelim. Olağan, hayatın içinden şiirler yazmış ve abartıya, süslemeye kaçmadan şiirler yazmıştır Orhan Veli.

İşte oldukça tabi ve oldukça sade dizeler:

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Bakın bu şiirde tabilik, doğallık ve hayatın içinden olağanlık hakim ve şiirde abartı ve kabartı, süsleme ve püsleme olmadığı için şiir güzel.

Yine Orhan Veli’den örnek verelim.

Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!
Yine doğallık ve hayatin içinde bir şiir. İkinci Dünya Savaşı sonrası savaş ortamında yazılmış ve kadınların normal durumunu anlatan bir şiir. Orhan Veli bir kadını gözlemleyip bunu yazmış ve normal bir şeyi şiire dökmüş. Güzel sözlerle dökmüş.

Serbest tarzda güzel şiir yazanlardan, üç şaire daha dikkat çekelim. Bu Şairlerimiz de Erdem Beyazıt, Sezai Karakoç ile Cahit Zarifoğlu’dur.

Erdem Beyazıt,

“Beton duvarlar içinde bir çiçek açtı.
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında,
direnen insanlığın.
Saçlarınız ıztırap denizinde bir tutam başak.
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana.
O inanmışlar çağının.”

Sezai Karakoç,

“Sevgili!
En sevgili!
Ey sevgili!
Uzatma Dünya Sürgünümü benim!”

Cahit Zarifoğlu,

“Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan.
Geçerdi babam.
Başında yağmur halkaları.
Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde.
Daha ilk güzelliğinde.”

Bakın buraya kadar örneklerini verdiğim serbest tarzda yazılan şiirlerde ortak nokta şu: “Abartı-kabartı yok, süsleme-püsleme yok.”

Ben sözü uzatmadan abartıcı-kabartıcı, süslemeci-püslemeci şairlere, daha doğrusu şiir yazdıklarını sananlara, tek bir ley söylüyorum. Kendiniz olun. Sade olun. Abartıdan ve süslemeden kaçının. Ve şu bu beş şairi, “Orhan Veli, Nazım Hikmet, Sezai Karakoç, Erdem Beyazıt ve Cahit Zarifoğlu’nu) örnek alın. Yani serbest tarzda yazanlara bu beş şairi örnek veriyorum. Hece ve aruz tarzında yazanlara Mehmet Akif Ersoy, Necip Fazıl Kısakürek, Yahya Kemal Beyatlı vb gibi şairleri örnek verebilirim.

Neyse anlayan anladı.

Kim neyi örnek alması gerektiğini anladı.

Güzel şiirli ve yürekte, zihinde tat bırakan hoş mısralı günler diliyorum.

Ahmet Sandal

 

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER