Andırın’da Bir “Okuma” Sevdası, Bir de Yurt Çilesi
Andırın denince akla gelen ilk şeylerden biri, ilçenin eğitim konusundaki sarsılmaz kararlılığıdır. Burada yaşamın ritmi, iki seçenekli bir denkleme dayanır: Ya dağın zorlu coğrafyasında çobanlık yaparak alın teri dökeceksiniz, ya da kaleminizle, aklınızla bir meslek sahibi olup “adam olacaksınız.” Bu, Andırınlı gencin kaderidir ve bu kaderde eğitim, sadece bir seçenek değil, bir var olma biçimidir.
Andırın’da hayatın rotası bellidir; ya dağın eteğinde geçim derdi ya da okulun kapısında gelecek mücadelesi… Bizim gencimiz kolaya kaçmaz, okuyup “adam olmayı”, kendi ekmeğini kazanmayı seçer. Ancak bu seçimi yaparken, ne yazık ki Andırınlı gencin karşısına yıllardır değişmeyen o koca engel çıkıyor: Andırın’ın Geleceğini “Yurtsuzlukla” Sınırlamayalım…
Bu yüksek okuma azmi, ne yazık ki ilçemizin en büyük kanayan yaralarından biri olan “yurt sorunu” ile gölgeleniyor.
1996-1997 eğitim-öğretim yılında büyük umutlarla kapılarını açan Andırın Meslek Yüksekokulu, ilçemiz için sadece bir okul değil, bir kalkınma motoruydu. Bilgisayar teknolojisinden mobilya dekorasyona kadar pek çok bölümle yola çıkan okul, bugün yurt imkansızlığı yüzünden adeta kabuğuna çekilmek zorunda kalıyor…
Andırın Meslek Yüksekokulu, 1996’da kurulduğunda ilçemizin üzerine güneş gibi doğmuştu. Bugün ise barınma krizi yüzünden bölümlerimiz bir bir kapanıyor. Gencimiz burada okumak istiyor, biz onu burada tutmak istiyoruz ama ona “başını sokacak bir yurt” sunamıyoruz.
Elektrik Enerjisi Üretim, Ormancılık ve Yapı Denetim gibi alanlar ayakta kalmaya çalışırken, diğer bölümlerimiz barınma imkansızlığı sebebiyle bir bir kapandı. Potansiyelimiz varken, evlatlarımız okumak için başka yerlere göç etmek zorunda kalıyor; ilçemiz ise bu eğitim göçüyle hem ekonomik hem de sosyal anlamda kan kaybediyor.
Andırın halkı çok iyi biliyor: Yurt sorunu çözülmediği sürece, yüksekokulumuz tam kapasiteye ulaşamaz. Vatandaşlarımız, “Andırın’ın eğitimdeki yeri bu şekilde gölgelenmemeli” diyerek haklı bir isyanla yetkililere sesleniyor. Bir tarafta okumaya aç bir gençlik, diğer tarafta ise bu gençliğe ev sahipliği yapamayan bir altyapı eksikliği… Bu tablo, Andırın’ın eğitim potansiyeline yakışmıyor. Bu, sadece bir bina eksikliği değil, bu bana göre bir vizyon eksikliğidir.
Andırın’ın eniştesi olarak, aile ziyaretlerimde gençlerle kurduğum her diyalogda içim sızlıyor. Köylerden merkezdeki okula gelmekte zorlanan, “Okuyup adam olacağım” diyen evlatlarımızın o umut dolu gözlerindeki çaresizliği görüyorum. Kimisi her gün o yolu çekmenin yorgunluğuyla mücadele ediyor, kimisi barınacak yer bulamadığı için hayallerini şehir dışındaki başka kapılarda arıyor. Ve inanın, şehir dışına gidenlerin durumu daha da vahim; birçoğu barınma kriziyle perişan oluyor.
Geçtiğimiz günlerde bir gencimiz bana mahzun bir ses tonuyla, “Enişte, sen gazetecisin; bu durumu yetkililere, vekillerimize iletsen de sesimizi duysalar, bir yurt yapılsa da biz de rahat etsek” dedi. İşte bu yazı, o gencimizin, o çaresiz öğrencinin ve evladının geleceği için endişelenen Andırınlı anne-babaların çığlığıdır.
Andırın’ın sesi, bugün siyasetin koridorlarında daha güçlü yankılanmalıdır. Andırın, kendisine verilen sözlerin takibini yapacak, ilçesinin kalkınmasını bir “memleket meselesi” olarak görecek vekillerine inanmak istiyor.
Yüksekokulumuzun içine düştüğü bu “kapasite kaybı”, sadece öğrencilerin değil, tüm Andırın esnafının ve halkının ekonomik kaybıdır. Sayın Milletvekilimizden ricamız; Andırın’ın bu kronikleşmiş yurt çilesini Ankara’nın gündemine en üst sıradan taşımasıdır. Siyasi irade, halkın bu haklı talebiyle buluştuğunda çözülemeyecek engel yoktur.
Bizler, Andırın’ın evlatları olarak bu sorunun çözümsüz olmadığını biliyoruz. Yurt binasının inşası veya mevcut kapasitenin artırılması konusunda atılacak her somut adım, Andırınlı gencin geleceğine konulmuş en büyük yatırımdır.
Andırın, eğitim potansiyeliyle Kahramanmaraş’ın parlayan yıldızı olabilir. Ancak bu parıltı, yurt sorunu gibi idari bir tıkanıklıkla karartılmamalıdır. Sayın vekilimizin bu süreçte öncülük etmesi, sadece bir okulun değil, bir ilçenin kaderini değiştirecektir.
Bizler, Andırın’ın geleceği için taşın altına elini koyanların her zaman destekçisiyiz. Şimdi, o elin vakti gelmiştir.
İlker Yiyen








YORUMLAR