Bir Çocuğun İsteği, Bir Mahallenin Mutluluğu…
Çocukların hayalleri aslında çok büyük değildir.
Kimi bir bisiklet ister, kimi salıncak, kimi de sadece arkadaşlarıyla güven içinde top oynayabileceği küçük bir futbol sahası…
Geçtiğimiz günlerde Dulkadiroğlu Namık Kemal Mahallesi’nde yaşanan bir olay, aslında belediyeciliğin sadece beton, asfalt ve kaldırımdan ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi.
Mahallede düzenlenen “Vatandaş Soruyor, Başkan Cevaplıyor” programında söz alan çocuklar, içlerinden geldiği gibi konuştu.
“Başkanım, bizim futbol oynayacak yerimiz yok.”
Bu cümle belki birkaç saniyede söylendi ama içinde koca bir mahallenin çocuklarının ortak isteği vardı.
Eskiden çocuklar sokaklarda top oynardı. Boş arsalar vardı, mahalle kültürü vardı. Bugün ise trafik arttı, oyun alanları azaldı. Çocukların güvenle spor yapabileceği alanlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuluyor.
İşte tam bu noktada Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in yaklaşımı dikkat çekti. Çocukların talebini dinlemekle yetinmedi, ilgili birimlere gerekli talimatları vererek mahallede futbol oynanabilecek bir alan oluşturulması için çalışmaları başlattı.
Üstelik çocuklar beklerken de onları sevindirecek güzel bir sürpriz hazırlandı.
Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen halı saha organizasyonuyla çocuklar evlerinden alındı, kendilerine forma ve şort hediye edildi. Ardından sahaya çıkıp gönüllerince futbol oynadılar.
Belki dışarıdan bakan biri için bu sadece bir futbol maçıydı.
Ama o çocukların yüzündeki tebessüm, attıkları her gol sonrası yaşadıkları sevinç ve kendilerini değerli hissetmeleri, işin aslında çok daha büyük olduğunu gösteriyordu.
Çünkü çocuklar, seslerinin duyulduğunu gördü.
Bugün belediyecilik anlayışı da artık değişiyor. Elbette yol yapılacak, altyapı güçlenecek, parklar ve sosyal alanlar artacak. Ancak bunların yanında insanların gönlüne dokunabilmek de en az yapılan yatırımlar kadar önemli.
Fırat Görgel’in son dönemde mahalle mahalle gezerek vatandaşla birebir buluşması, sorunları yerinde dinlemesi ve özellikle çocukların taleplerine de kulak vermesi bu anlayışın bir yansıması olarak görülüyor.
Elbette her istek aynı gün yerine getirilemez.
Ama vatandaşın en büyük beklentisi, “Bizi dinleyen biri var.” diyebilmektir.
Namık Kemal Mahallesi’nde yaşanan bu küçük gibi görünen olay da aslında bunun en güzel örneklerinden biri oldu.
Bir çocuğun mutluluğu bazen bir forma kadar küçüktür…
Bazen de arkadaşlarıyla özgürce koşabileceği bir saha kadar büyüktür.
Belki yıllar sonra o çocuklar oynadıkları maçın skorunu hatırlamayacak.
Ama kendilerini dinleyen, verdikleri sözü önemseyen ve yüzlerini güldüren o günü unutmayacaklar.
Çünkü şehirleri sadece yollar, köprüler ve binalar güzelleştirmez.
Şehirleri güzelleştiren; çocukların kahkahası, gençlerin umudu ve vatandaşın “Sesimizi duydular.” diyebilmesidir.
İşte bazen bir çocuğun dile getirdiği küçücük bir talep, koca bir mahallenin mutluluğuna dönüşebilir. Belki de belediyeciliğin en güzel tarafı tam olarak budur.








YORUMLAR