Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL

BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR

BU TOPLUMU H/ATA SÖZLERİYLE UYUTTULAR

Toplumlar neyle beslenir? Toplumları ne ayakta tutar? Toplumları ne yere yıkar? Toplumları nasıl uyuşuk ve etkisiz hale getirirler?

Ha, bir de “toplum mühendisliği” var? Toplum mühendisliği nedir?

Toplum mühendisliği, “bir metalin belirli şekle sokulması için teknik elemanlar tarafından makineden (tornadan) geçirilmesi gibi, bir heykeltıraşın bir mermeri yontması gibi, bir marangozun bir ahşabı hızarda biçimlendirmesi gibi, bir plastiğin sıcak kazanlarda eritilmesi gibi ve bilumum maddi varlıkların çeşitli işlemlerle şekillendirmesi gibi, toplumdaki fertlerin belirli düşünce kalıplarına sokulması için gerçekleştirilen sosyolojik, psikolojik ve diğer metodolojik çalışmaların tamamına toplum mühendisliği denir.”

Yani esasta yapılan işin çok farkı yok. İşlemden geçirilme şekli ve işlemden geçirilen farklı olsa da tornadan geçirme, yontma, şekil verme, kalıba sokma ameliyesi her ikisinde de geçerlidir.

Maddi şeyler maddi işlemden geçiriliyor. Manevi ve ruha ait işler de manevi işlemden geçiriliyor. Toplumlar, manevi ve kültürel değerleriyle beslenir. Özünden ve tarihinden güç alır. Toplumları kendi öz benliği ve tarihi ayakta tutar. Bir toplumu yıkmanın ve onu etkisiz hale getirmenin en basit ve en kestirme yolu, onu tarihinden ve köklerinden koparmaktır.

Bu nasıl sağlanır? Toplum mühendisliği ile sağlanır. Toplum mühendisliği ile nasıl sağlanır? Bu işleme bir örnek, atasözleri ya da veciz sözler şeklinde adlandırılan ve toplumda yaygın şekilde kullanılan sözlerdir.

Atasözleri denilen ve toplumdaki fertleri ince ince yönlendirmekte kullanılan yanlış sözler çok tehlikelidir. Evet, toplum mühendisleri, toplumları zaman içinde belirli sözlerle adeta ruhlarına, “yavaş yavaş bir zehir enjekte eder gibi” zehirlediler, “bir uyuşturucu ilaç verir gibi” uyuttular. Uyutulan toplumlar benliğini yitirir. Uyutulan, özünden kopartılan toplumlar zavallı, acınası bir hale gelir.

Biz zavallı, acınası hale getirilmiş bir toplumuz. Öyle ki adeta ruhumuza yavaş yavaş bazı sözler atasözü adı altında ya da veciz söz adı altında mi ilmek ilmek işlenmiştir.

İşte o atasözleri, daha doğrusu, “o hata sözlerinden birkaç tanesi.”

1-Gemisini kurtaran kaptan.
2-Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
3-Elle gelen düğün bayram.
4-Gözlerimi kaparım, işimi yaparım.
5-Kıl beşi, kurtar başı.
6-Her koyun kendi bacağından asılır.
7-Dünya’da mekan, Ahirette iman.
8-Üzümü ye, bağını sorma.
9-Bal tutan parmağını yalar.
10-Köprüye geçene kadar ayıya dayı de.
11-Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.
12-Bekarlık sultanlıktır.
13-Altta kalanın canı çıksın.
14-Azıcık aşım, kaygısız başım.
15-Almadan vermek Allah’a mahsustur.
16-Saldım çayıra, Mevlam kayıra.
17-Al gülüm, ver gülüm.
18-Yaşın küçük, bilmezsin.
19-Aş buldun mu yanaş. İş buldun mu siviş.
20-Paran varsa dostun var.

Ve daha bunlar gibi nice sözlerde, güya atasözü sanılan sözlerde bireysellik, bencillik, toplumsal sorumsuzluk, tembellik, asalaklık ve hatta ahlaksızlık aşılanmaktadır.

Bir insanın ruhu gördüğü ve duyduğu şeyler ile şekillenir. Bir insanın hayat rotası çocuklukta çizilir.

Bu sözleri duya duya, bu sözlerin yansıması bir toplumda göre göre büyüyen bir çocuk nasıl ahlaklı, nasıl doğra ve nasıl iyi birisi olur? Olursa da mucize olur.

Kişileri bir toplum içerisinde yaşadığını ve o toplumun bir gemi olup da aynı denizde ve aynın istikamette yol aldığını unutturan her atasözü, görünüşte atasözü olsa da esasta “hata sözüdür.” Bir toplumda bencillik, vurdumduymazdık, bireysellik hâkim ise, nedeni işte bu tür sözlerdir.

Halbuki Müslüman bir toplumda bireysellik değil içtimai dayanışma esastır. Bizim inancımıza ve bizim fikrimize göre, bir toplumda yetişen bir ferdin yapmış olduğu her hata, her kusurdan o toplumun tüm fertleri de sorumludur. Bu toplumda menfaatçilik yaygınlaştı maalesef.

Sırf menfaatçilik mi yaygınlaştı? Çok yanlış şey yaygınlaştı bu toplumda.

Ben 20 yanlış atasözü karşısında 20 olumsuzluğu da (sorunu) yazayım da düşündürücü olsun.

Bu toplumda görülen 20 sorun (olumsuzluk):

1-Gençlerimizin boşlukta olması. (Maneviyatsızlık)
2-İşsizlik. (Gençlerde mesleksizlik)
3-İletişimsizlik. (Ailelerde dahi iletişimin zayıflaması)
4-Gelir dağılımından adaletsizlik. (Fakirlik)
5-Bürokraside kayırmacılık. (Torpilcilik, dayın yoksa işin görülmez anlayışı)
6-Yolsuzluk. (Usulsüzlük)
7-Adaletsizlik. (Haksızlık)
8-Eğitim değil öğretimin esas alınması. (İrfansız ilim)
9-İş ahlakının değil paranın öne çıkması. (Sahtekarlık)
10-Menfaatçilik. (Çıkar odaklı yaşamak)
11-Kapitalizm. (Tüket, harca, israf et)
12-Haz odaklı yaşamak. (Mutluluğu yüceltmek)
13-Tarihine sırt çevirmek. (Ecdadını, özünü, kökünü unutmak)
14-Umutsuzluk. (Toplumda biz adam olmayız anlayışı)
15-Açık-saçıklık. (Çıplaklığın yaygınlaşması)
16-Acımasızlık (Merhametsizlik, şefkatsizlik)
17-Yalancılık (İkiyüzlülük, riyakârlık)
18-Kitap okuma oranlarının azlığı. (Kitapsız bir toplum)
19-Tahammülsüzlük. (Hoşgörüsüz toplum, gergin insanlar)
20-Tembellik. (Çalışmamak, aylaklık)

Evet, 20 atasözü diye yutturulan ve ya da asıl mecrası dışında bir anlam ile toplumun zihnine yanlış bir şekilde yerleştirilen atasözleri ile bu toplum bu hale, yani bu zavallı ve acınası hale getirildi. Ben bu toplumdaki sorunları ve olumsuzlukları 20 madde ile özetledim. Siz belki daha fazla olumsuzluk biliyorsunuz bu toplumda.

Evet, net olarak belirtiyorum. Bu toplumu h/ata sözleriyle zehirlediler, bozdular, uyuttular. Aynen bir kişiye yavaş yavaş zehir enjekte eder gibi, uyuşturucu enjekte eder gibi h/asözleriyle bizi bu hale getirdiler. Hissiz ve uyutulmuş bir toplum olduk. Maalesef.

Bakın, öyle hissiz ve uyutulmuş bir toplumuz ki, 20 olumsuzluk, sorun sıraladım bu yazıda. Bunların dahi farkında değiliz.

Daha ne diyeyim?

Ahmet Sandal

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız