Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
MUSTAFA ÖNYURT
MUSTAFA ÖNYURT

KÜLTÜREL YOZLAŞMA

KÜLTÜREL YOZLAŞMA

Bir toplumu ayakta tutan şey; yalnızca ekonominin gidişatı değildir. İnsanların sahip olduğu ruh yapısıdır ve o ruhu besleyenler ise kültür insanlarıdır.

Peki, bu şehrin kültür insanlarına ne kadar sahip çıkılıyor?

Bir şehir; şairini, ozanını, araştırmacısını ve kültür insanlarını kaybetmişse, o şehir aslında ruhunu kaybetmiştir!

Günümüz dünyasında; Kültür adamlarının, sanatçıların ve düşünürlerin yaşarken değerinin bilinmemesi, üstelik yerel yönetimlerin bu konuda genellikle duyarsız kalması, şehir adına bir kayıptır.

Bir meydan konseri düzenlemek, binlerce kişiyi toplamak ve sosyal medyada “görsel başarı” elde etmek çok daha kolaydır, ama vatandaşın hafızasında kalacak bir iz bırakmaz!

Bugüne döndüğümüzde maalesef uzun vadeli, kurumsal bir kültür-sanat politikası bulunmuyor.

Kültür etkinliklerini organize eden kadrolara, alanında uzman kişilerden ziyade bürokratik ya da siyasi referanslarla atamalar yapılabiliyor.

Durum böyle olunca, gerçek “kültür adamı” ile popüler olan arasındaki farkı ayırt edecek mekanizmalar işleyemiyor.

Kültür ve sanat, doğası gereği özgür ve eleştireldir. Gerçek kültür adamları genellikle bir kalıba sığmaz, güce biat etmez ve bağımsız kalmayı tercih eder.

Yerel yönetimler ise bazen kendilerine yakın, “söz dinleyen” ya da siyasi kanaldan önerilen isimleri ön plana çıkarmayı seçerler.

Bu durum, tarafsız ve sadece üretkenliğiyle var olan kıymetli isimlerin dışlanmasına yol açar.

Şu zihniyet; kültür atmosferine hâkim olmuştur:

“Bu ay kaç etkinlik yaptık?”

“Kaç kişi katıldı?” gibi istatistiksel veriler, yerel yönetimler için kaliteden daha önemli hale gelebiliyor.

Kıymeti bilinmeyen bir kültür adamının paneline 50 entelektüel kişinin katılması, bir sosyal medya fenomeninin imza gününe 2000 kişinin katılması kadar “başarılı” sayılmıyor.

Kültüre bakış açısı; bir festival düzenlemek seviyesinden, ” kalıcı değerlere yatırım yapmak” seviyesine evirilmediği sürece bu duyarsızlık ne yazık ki devam edecektir.

Kültür adamları; bir şehrin hafızası ve ruhudur; ruhunu kaybeden şehirler ise sadece birer beton yığınına dönüşür.

Anadolu; binlerce yıllık tarihi, gelenekleri, inançları, sanatı ve insanı ile eşsiz bir kültür havzasıdır. Bu topraklarda söz söylemek bir erdem, saz çalmak bir yaşam biçimi, sahnede yansımak ve topluma ayna olacaktır!

Anadolu kültürü; duygudur, düşüncedir, sevgidir ve birliktir! Hoşça kalın!

Mustafa Önyurt

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER