GELECEK NESİLLERİ DÜŞÜNMEYENLER HAYVANLARDAN DAHA AŞAĞIDADIR
Dünya hiçbir çağda, hiçbir yerde, hiçbir zaman, yeknesak ve tek bir parçadan ibaret bir huzur adası olmamıştır. Hep iki taraf, hep iki kutup ve hep zıtlaşma var olmuştur.
Dünya’da hep bir mücadele, hep bir kavga ve hep bir imtihan mevcuttur.
Her bir dönemde Yüce Rabbim (cc) bir tarafta mü’minler, diğer tarafta inanmayanlar olmak üzere iki cenahın mücadelesini bir imtihan olarak var eylemiştir ve bunlardan bir kısmını Kur’an-ı Kerim’de gözler önünü sermiştir.
En ibretli kıssalardan, en hikmetli mücdelelerden birisini Hazreti Nuh’un (as) hayatında görmekteyiz.
Herkesi Hakk’a çağıran bir Peygamber (as), herkesin gözü önünde gemi hazırlayan bir Kurtarıcı (as) ve herkes gibi bir İnsan (as) Hazreti Nuh.
Herkesten tek farkı var : “Kendinden emin ve korkusuz.”
Ve şu dua Hazreti Nuh’un (as) son bir çırpınışı ve gelecek nesiller için mecbur kaldığı bir yöntemdir.
“Nuh “Rabbim” dedi, “Yeryüzünde inkârcılardan hiç kimseyi sağ bırakma! Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve sadece günahkâr nankör nesiller yetiştirirler.”
(Nuh Suresi, 26-27)
Bu duada en mühim ve en hikmetli taraf, “sen onları sağ bırakırsan kullarını saptırırlar ve sadece günahkâr nesiller yetiştirirler.”
Ey Nuh (as), Ey Ulu’l Azim Peygamber (as) ve nesiller yetiştirmede hassasiyetin zirvesi bir İnsan (as), sendeki bu duyarlılık bizlere örnek olsun.
Evet, şurası muhakkak ki, Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam ve diğer tüm Peygamberler (as) ve salih insanlar ile Hak yoldaki alimler, insanlık için çalışıp çabalarlar. Yalnızca o yaşadıkları dönemdeki nesilleri değil, gelecek nesilleri de düşünüp ona göre tavsiyelerde bulunup yol gösterirler.
İki cihan Serveri Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselamın tüm hayatı, içinde bulunduğu toplumdaki insanların ve kendisinden sonra gelecek nesillerin huzur ve mutluluğuna dair çaba ve çalışmalarla geçmiştir.
Bir Peygamber (asm) düşünün güne başlarken dahi, daha ilk anlarda Sahabelerini camide sabah namazında topladığında “gördükleri rüyadan başlayıp onun kötü tesirlerinden korunmaları için” onlara yol gösterip onları düşünüyor. Ve o yöntem asırlardır bizler için de yani gelecek nesiller için de bir yöntemdir.
Peki o yöntem nedir? Hemen anlatayım.
Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam, “sizden biri kötü bir rüya gördüğünde, sol tarafına üç kere tükürsün, sonra da onun şerrinden Allah’a sığınsın” buyurmaktadır.
Ben bu Hadis-i Şerif’i çok düşündüm ve hikmetine sonsuz derecede inandım.
Sol tarafa “üç kere tükürmek ya da tükürür gibi yapmak” en başta üzerimizdeki kötü ve zararlı birikmiş enerjileri toprağa atarak ya da havaya atarak kurtulmak ve ruhen hafiflemektir.
“Elektrikte topraklama” diye bir kavram var.
“Elektrikte topraklama”, elektrikli cihazların metal gövdelerinin bir iletken kablo yardımıyla toprağa gömülü bir sisteme bağlanmasıdır. Maksat olası bir elektrik kaçağında tehlikeli akımı insan vücudundan uzaklaştırıp direk toprağa ileterek can ve mal güvenliğini korumaktır.
Biz de inanın şu hayatta her daim üzerimize aynı bir elektrik akımı gibi kötü nazarı ve pis bakışları çekiyoruz. Ve onlar belki de tepemizde bekliyor duruyor. O bekleyen tehlike rüyamızda bir işaret olarak görünüyor. Ve biz o rüyayı gördüğümüzde “sola üç kere tükürüp aynen elektrik topraklaması yaparsak, tehlikeyi toprağa ya da o anda toprağa tükürme imkanı yoksa tükürür gibi yaparak tehlikeyi havaya atarak üzerimdeki belayı öylece savmış oluyoruz.”
Ben bunu çok yerine getiriyorum. Çok nazar var üzerimde. Hatta kendi kendime diyorum ki, “tüküre tüküre ağzım kurudu.” Çünkü bu çağ kötü pis bakışların ve nazarın çok olduğu bir çağ. Her yerde nazara ve pis bakışlara muhatabız. Bir de İnternet ve sosyal medya çıktı ki, bu çağda hep göz önündeyiz. Hep nazar, hep nazar. Allah (cc) korusun.
Rahmetli Dedem Hacı Murteza (Allah O’ndan ebeden razı olsun) “şu mezarlıklarda yatan ölülerden bir çoğu nazardan ölmüştür” dermiş.
Nazar Hak’tır. Hatta buna dair Kur’an-ı Kerim’de de ayet olduğu belirtiliyor.
Biz bu yazıda esasta nazardan bahsetmeyip “gelecek nesilleri düşünmekten” bahsediyoruz.
Ve bu minvalde Sevgili Peygamberimizin (asm) gelecek nesilleri düşünme hassasiyeti bağlamında, bir inceliğe işaret babında bunu beyan ettim.
Bir Peygamber düşünün Ümmetinin rüyalarını dahi düşünüyor ve onları korkularından korumaya çalışıyor. Her daim gelecek nesilleri düşünüyor. Ben bu Peygamberin (asm) yoluna kurban olurum.
Tekrar ediyorum en başta Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam ve tüm Peygamberler (as) insanlık için ve tüm nesiller için şefkatin zirvesidir.
Peygamberlerin dualarında bu şefkatin yansıması mevcuttur.
Peygamberler insanlığın ıslahı için çalışıp dua ederler.
Biz de tüm Peygamberler gibi “Ey Rabbim (cc) şaşmış ve azmış bu insanları ıslah et. Eğer ıslah olmayacaklarsa da helak et” diyerek dua ediyoruz. Çünkü azmış ve sapmış insanlar, yalnız kendilerine zarar vermiyorlar, kendilerinden sonra gelecek nice nice nesilleri de ifsad ediyorlar.
Bu noktadan bakıldığında Hazreti Nuh’un (as) duasını çok elzem ve Hazreti Nuh’u (as) gelecek nesilleri düşünme noktasında şuurun zirvesinde görüyoruz.
Gerçekten de bu Dünya’da insan şuursuz yaşarsa ve gelecek nesilleri düşünmezse “hayvandan farksızdır.”
Belki de “hayvandan da daha aşağıdadır.,” çünkü hayvanlar dahi yavrularını eğitir ve yetiştirir, geleceğe hazırlar.
Bir insan gelecek nesilleri düşünmezse “hayvanlardan daha aşağıdadır.”
Ve gelecek nesilleri düşünmede en hassas insanlar Peygamberlerdir.
Ve en başta da Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed aleyhisselatu vesselam gelecek nesilleri düşünmüş ve tüm Hadis-i Şerif’ler hem o andaki topluma ve hem de daha sonraki toplumlara bir kurtuluş reçetesidir.
Buradan tekrar Hazreti Nuh’un duasına dikkat çekiyorum.
Hazreti Nuh (as) tüm kafirlerin, zalimlerin ve inkarcıların helakini ve yok olmasını istemiştir.
Bunun tek bir sebebi vardır, “gelecek nesillerin kurtuluşuna dair şuur sahipliğidir.
Gelecek nesilleri düşünen herkes Hazreti Nuh’un duasına ve şuuruna sahip olmalıdır.
Yazımızın sonunda haykırıyorum.
Hazreti Nuh’un (as) duası bizim de duamızdır. Hazreti Nuh’un (as) şuuru bizim de şuurumuzdur.
Vesselam.
Ahmet Sandal








YORUMLAR