Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ADEM GEMCİ
ADEM GEMCİ

Klavye Kabadayılığı: Cesaret mi, Kolaycılık mı?

Klavye Kabadayılığı: Cesaret mi, Kolaycılık mı?

Son yıllarda hayatımıza hızla giren bir kavram var: klavye kabadayılığı. Özellikle sosyal medyada, gerçek hayatta söylemeye cesaret edilemeyen sözlerin, ekranın arkasına saklanarak rahatlıkla dile getirildiği bir dönemden geçiyoruz.

Artık birilerini eleştirmek, küçümsemek, hatta hedef göstermek için ne bilgiye ne de emeğe ihtiyaç duyuluyor. Bir telefon, birkaç cümle ve biraz da özgüven… Gerisi kendiliğinden geliyor. Ancak burada asıl sorulması gereken şu: Bu gerçekten cesaret mi, yoksa kolaycılık mı?

Gerçek cesaret, yüzleşebilmektir.

Gerçek cesaret, sorumluluk almaktır.

Gerçek cesaret, eleştirdiğin şeyin daha iyisini ortaya koyabilmektir.

Ama klavye başında yapılan “kabadayılık”, çoğu zaman bunların hiçbirini barındırmaz. Aksine, sorumluluktan kaçmanın, üretmeden konuşmanın ve görünmeden var olma çabasının bir sonucudur.

Bugün birçok insan, başkalarının emeğini birkaç satırla yok sayabiliyor. Oysa o emeğin arkasında geceler boyu süren çalışmalar, vazgeçilmeyen hayaller ve defalarca denenen yollar var. Bunu görmeden yapılan her yorum, aslında sadece bir gürültüden ibaret kalıyor.

Unutulmamalı ki; yıkmak her zaman daha kolaydır. İnşa etmek ise sabır, zaman ve emek ister. Klavye kabadayılığı yapanlar, genellikle yıkmanın kolaylığına sığınır. Çünkü üretmek, risk almak ve ortaya bir şey koymak herkesin harcı değildir.

Toplum olarak belki de en büyük yanılgımız şu: Sözü çok olanı değerli sanmak. Oysa değerli olan, sözü değil, ortaya koyduğu iştir. Gerçek başarı sahipleri çoğu zaman en az konuşan, ama en çok üreten insanlardır. Çünkü onlar bilir ki, sözler geçicidir ama yapılan işler kalıcıdır

Toplum olarak artık şuna karar vermeliyiz: Gürültüye mi kulak vereceğiz, yoksa emeğe mi değer vereceğiz?

Çünkü gerçek hayatta iz bırakanlar; konuşanlar değil, yapanlardır.

Ve klavye başında büyüyen sesler, çoğu zaman hayatın içinde bir karşılık bulamaz.

Kısacası; cesaret, ekranın arkasında değil, hayatın tam ortasında belli olur

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız