Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
MUSTAFA ÖNYURT
MUSTAFA ÖNYURT

TÜRK DİZİLERİ VE SOSYAL MEDYA İLE DEĞİŞEN TOPLUM

TÜRK DİZİLERİ VE SOSYAL MEDYA İLE DEĞİŞEN TOPLUM!

Günümü dünyasında televizyon dizileri ve sosyal medya, hayatımızın neredeyse ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. . İnsanlar günün önemli bir bölümünü ekran karşısında geçirirken farkında olmadan izledikleri içeriklerden ve karşılaştıkları görüntülerden olumsuz yönde etkilenmektedirler.

Özellikle Türk dizileri ve sosyal medya, toplumsal değerlerimiz, aile yapımız ve gençlerimizin geleceği açısından ciddi biçimde sorgulanması gereken bir noktaya gelmiştir.

Türk dizilerinin toplumsal etkisi;

Son yıllarda birçok televizyon dizisinde şiddet, intikam, ihanet, aldatma, entrika, mafya ilişkileri ve gösterişli bir hayat anlayışı ön plana çıkmaktadır.

Yalılarda geçen zengin hayatlar, yakışıklı jönler ve güzel kadınlar, kısacası normal hayatlardan farklı bir dünya insanımıza empoze edilmeye çalışılıyor. Elbette her dizi böyle değildir.

Ancak olumsuz davranışların sürekli işlenmesi, zamanla bunların sıradan ve kabul edilebilir görülmesine sebebiyet verebilir!

Magazin dünyası içinde sunulan dizi programlar; aile içi huzursuzlukların, eşler arasındaki ihanetin, kardeşler arasındaki çıkar çatışmalarının ve şiddetin sürekli ekranlara taşınması, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz izler bırakabilir!

Bir zamanlar aile bağları, komşuluk, yardımlaşma, sevgi ve saygı gibi değerleri ön plana çıkaran yapımların yerini, çoğu zaman lüks yaşam, para, güç ve gösteriş üzerine kurulu hikâyeler almaktadır.

Sosyal medyanın görünmeyen tehlikesi:

Sosyal medya ise; insanları birbirine yakınlaştırması gerekirken zaman ,zaman yalnızlaştırmaktadır. İnsanlar artık birbirleriyle konuşmak, dertleşmek ve paylaşmak yerine saatlerini telefon ekranlarına bakarak geçirmektedir.

Sahte mutluluk görüntüleri, gösteriş merakı, beğeni ve takipçi yarışı, insanlarda yetersizlik

duygusu oluşturabilmektedir. Özellikle gençler, sosyal medyada gördükleri yapay hayatları gerçek sanarak kendi yaşamlarını değersiz görebilmektedir. Ayrıca hakaret, iftira, dedikodu, zorbalık ve doğruluğu araştırılmadan yayılan haberler toplumsal güveni zedelemektedir.

Aile ve gençlik üzerindeki etkileri:

Televizyon ve sosyal medya dünyasında kaybedilen uzun saatler aile içindeki iletişimi bitirmektedir. Aynı evde yaşayan insanlar birbirleriyle konuşmak yerine kendi ekranlarına kapanmaktadır.

Çocuklarımızın hangi içerikleri izlediği, gençlerimizin kimleri örnek aldığı artık büyük önem taşımaktadır.

Çünkü gelecek nesiller yalnızca okulda değil, izledikleri ve takip ettikleri kişilerden de öğrenmektedir. Çözüm bizim elimizde; burada televizyonu veya sosyal medyayı

tamamen hayatımızdan çıkarmak gerektiğini savunmuyoruz. Önemli olan, bunları bilinçli kullanmak ve zararlı içeriklere karşı duyarlı olmaktır.

Yapımcılar toplumsal sorumluluk taşımalı, aileler çocuklarını bilinçlendirmeli, eğitim kurumları medya okuryazarlığına önem vermelidir. İzleyiciler de her sunulan içeriği sorgulamadan kabul etmemelidir. Sonuç olarak:

Bir toplumun geleceği yalnızca ekonomik gücüyle değil, etik ahlaki değerleriyle, aile yapısıyla, kültürüyle ve yetiştirdiği gençlerle ölçülür.

Ekranlarımızı neyle doldurursak zamanla düşüncelerimizi ve davranışlarımızı da onunla şekillendiririz. Unutmayalım ki reyting uğruna değerlerimizi, beğeni uğruna kişiliğimizi, sanal bir dünya uğruna gerçek hayatımızı kaybetmemeliyiz.

Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras pahalı evler, arabalar veya takipçi sayıları değil; güzel ahlâk, sağlam aile bağları, sevgi, saygı ve vicdandır.

Çünkü toplumun geleceği ekranlarda değil, yetiştirdiğimiz nesillerin kalbinde ve zihninde şekillenir! Hoşça Kalın.

Mustafa Önyurt

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER