Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
SERPİL DAG
SERPİL DAG

YENİ YILI DÜNDEN FARKLI KIL

YENİ YILI DÜNDEN FARKLI KIL

 

Bir yıl daha bitiyor.

Takvimler değişmeye hazırlanıyor, vitrinler yenileniyor, dilekler çoğalıyor.

Ama asıl değişmesi gereken yer, çoğu zaman sessiz kalıyor: İnsanın içi.

 

Yeni yıl, çoğumuz için bir umut kapısıdır.Temiz bir sayfa hissi verir.

Sanki her şey sıfırlanacakmış gibi…Oysa hayatın böyle bir tuşu yok.

Hiçbir acı kendiliğinden silinmez, hiçbir alışkanlık tarih değişince yok olmaz.

Ama yeni yılın sunduğu çok kıymetli bir şey vardır: fark etme fırsatı.

 

Geride kalan yıla dönüp baktığımızda, genelde başarılarımızı sayarız.

Oysa asıl sormamız gereken sorular başka yerde durur:

Bu yıl nelere sustuk?

Nerelerde kendimiz olmaktan vazgeçtik?

Hangi yorgunluklar alkışların arasında görünmez kaldı?

Yeni yıl dilekleri listesi uzundur:

Daha mutlu olmak, daha başarılı olmak, daha sakin olmak…

Ama kimse “daha dürüst olacağım” demez.

Kimse “kendime yalan söylemeyi bırakacağım” diye yazmaz.

Oysa gerçek dönüşüm tam da burada başlar.

 

Geçen yıl bize ne öğretti?

Kaybettiklerimizi mi, yoksa dayanabildiklerimizi mi hatırlıyoruz?

Bazı insanlar gitti, bazı hayaller yarım kaldı,bazı kapılar yüzümüze kapandı.

Belki de kapanması gerekiyordu.Çünkü her açık kapı doğru yöne çıkmaz.

 

Yeni yıl bir mucize değildir.

Ama bir eşiktir.Geçip geçmemek bizim kararımızdır.Aynı alışkanlıklarla, aynı korkularla, aynı ertelemelerle girersek yeni yıl da eskisinin devamı olur.

 

Bu yüzden bu yıl dilek tutmak yerine niyet belirlemek gerek.

Niyet, süslü bir cümle değil; sorumluluk ister.

“Bu yıl kendimi ihmal etmeyeceğim” demek,bazen kalabalıklardan uzak durmayı,bazen hayır demeyi, bazen yalnız kalmayı göze almak demektir.

 

Takvim değişirken insan da değişebilir.Ama bu değişim sessiz olur.Kimse alkışlamaz, kimse fark etmez. Bir sabah uyanıp artık aynı şeye katlanmadığını fark edersin.Bir cümle kurarsın ve eskisi gibi susamazsın.İşte değişim tam da orada başlar.

 

Yeni yıl, daha hızlı olmayı değil;daha anlamlı yaşamayı hatırlatmalı.Her şeye yetişmeye çalışmak yerine, bize iyi gelen şeylere sadık kalmayı öğretmeli. Çünkü insan en çok, kendine ihanet ettiğinde kaybolur.

 

Belki bu yıl şunları geride bırakmalıyız:

Herkesi memnun etme çabasını.

Sürekli güçlü görünme zorunluluğunu.

“Sonra” diye ertelenen hayalleri.

Ve en önemlisi; kendimizi küçümseyen iç sesi.

 

Yeni yıl yeni bir hayat vaat etmez.

Ama aynı hayatı başka bir bilinçle yaşama ihtimali sunar.

Kalbin rotasını yeniden ayarlayanlar için

aynı yollar bile bambaşka anlamlar taşır.

 

Bu yıl kendimize şunu soralım:

Ben bu hayatta gerçekten neyi büyütmek istiyorum?

Korkularımı mı, cesaretimi mi?

Geçmişimi mi, ihtimallerimi mi?

 

Bazı başlangıçlar takvimde yazmaz.

Ama insan karar verdiğinde,

yılın hangi günü olursa olsun

hayat sessizce yön değiştirir.

Ne yaşarsak yaşayalım

“Ama en çok da kendimize iyi gelmeyi öğrenelim.”

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız