Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
SERPİL DAG
SERPİL DAG

BAĞLILIK VE SORUMLULUK

BAĞLILIK VE SORUMLULUK
İnsan hayatı çoğu zaman hızlı akan bir nehir gibi görünür; kimi anlarda kıyıları aşındırır, kimi zaman da içinden geçeni büyütür. Fakat nehrin yönünü belirleyen her zaman suyun gücü değildir; insanın kendi içindeki iradeyi nerede ve nasıl kullandığıdır.

İşte bağlılık ve sorumluluk, bu içsel iradenin iki sarsılmaz direğidir. Biri insanı bir yere bağlar, diğeri o bağın gereğini yerine getirmeyi hatırlatır. Birlikte olduğunda ise hayatın dağınık parçalarını anlamlı bir bütüne dönüştürür.

Bağlılık, dışarıdan bakıldığında çoğu kişiye yalnızca bir tercih gibi görünür. Oysa derinine inildiğinde onun aslında bir duruş, bir yöneliş, hatta kişinin kendini konumlandırma biçimi olduğu anlaşılır. İnsan neye bağlıysa, içsel pusulası da oraya doğru döner.

Bazen bir insana, bazen bir düşünceye, kimi zaman bir hedefe duyulan bağlılık; insanın içindeki kararsızlıkları, savrulmaları ve gelgitleri düzenleyen bir merkez olur. Bağlılık; “Kalıyorum, çünkü inanıyorum.” diyebilmektir. “Varlığımın bir kısmını buraya adıyorum.” diyebilme cesaretidir.

Ancak bağlılık tek başına yeterli değildir. Çünkü bağlı olduğu şeyi geleceğe taşımak isteyen herkesin yanında, yüzleşmesi gereken bir başka kavram daha vardır: Sorumluluk. Sorumluluk, insanın kendi seçimlerinin ağırlığını sırtına alabilme gücüdür.

Kaçmadan, bahane üretmeden, ertelenmiş hiçbir şeyi başkalarının omuzlarına bırakmadan ilerlemektir. Kişi, sorumluluğunu taşıdıkça olgunlaşır; aldığı her kararın gölgesini de, ışığını da sahiplenir.
Bir insanın bağlılığını kalıcı yapan aslında sorumluluğudur. İkisi birlikte yürüdüğünde; hem içten gelen sadakat korunur hem de o sadakatin gerektirdiği emek verilir. Bağlılık duygusu, sorumluluk bilinciyle birleştiğinde kişi yalnızca bir amaç uğruna var olmaz; o amacın gerektirdiği mücadeleyi de üstlenir.

Böylece hayat, yalnızca hayallerin değil, emeğin de şekillendirdiği bir yola dönüşür.

Bugünün dünyasında bağlılık çoğu kişi tarafından yük, sorumluluk ise sınır gibi algılansa da gerçekte ikisi de insanı özgürleştiren en büyük güçlerdendir.

Çünkü insan ancak kendi değerlerini benimseyip onların emanet ettiklerini yerine getirdiğinde güçlü olur.

Bağlılık, kişiyi kökleriyle buluşturur; sorumluluk ise o köklerin toprakla bağını sağlamlaştırır. Böylece insan hem durduğu yeri bilir hem de ilerlediği yolu inşa eder.

Ve sonunda insan şunu fark eder:

Bir şeye bağlı olmak, bir ömrü heba etmek değil; aksine hayatın en anlamlı yolculuğunu sahiplenmektir.

Sorumluluk almak ise yük taşımak değil; kişinin kendi kaderine hükmetme gücüdür.

İkisi birlikte insanı yorar gibi görünse de aslında insanı insan yapan en değerli iki kanattır. Ve her kanat insanı biraz daha yükseltir.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız