Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
AHMET SANDAL
AHMET SANDAL

SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK

SEVGİNİN YANSIMASI: İLGİ, EMEK, İYİLİK VE DOSTLUK
Ünlü Kırgız Roman Yazarı Cengiz Aytmatov’un “Selvi Boylum / Al Yazmalım” isimli kitabında Yazar “Neydi Sevgi?” diye sorar ve bu soruya şöyle cevap verir: “Sevgi ilgiydi. Sevgi iyilikti. Sevgi emekti. Sevgi dostluktu.”

Bu roman Ülkemizde bir film olarak da sahnelere yansımış, aynı adlı filmde, roman kahramanı “Neydi Sevgi?” diye sormuştu.

Filmin konusu, film kahramanı olan kişinin yani filmde Kadir İnanır’ın Türkan Şoray’ı terk ettikten yıllar sonra tekrar dönmesi üzerine kuruludur. Filmin en önemli sahnesinde filmin baş rol oyuncusu kadın, yani Türkan Şoray, “Neydi Sevgi” diye sormaktadır. Çünkü ikilemde kalmıştır. Bir tarafta kendisini hamile bıraktıktan sonra terk edip giden genç bir adam vardır. Diğer tarafta çocuk doğduktan sonra, anne ve çocuğa kol kanat gerip sahip çıkan, çocuğu büyüten ve aileye destek olan bir yaşlı adam vardır. Evet, o filmde ve romanda, çocuk 10 yaşlarındayken babası olacak genç adamın tekrar çıkıp gelmesi ve film kahramanı kadının ikilemde kalması işlenir. Kendilerine ilgi gösteren, emek veren, iyilik yapan ve dostça davranan bir yaşlı adam ve karşısında eşi ve çocuğunu terk edip giden genç bir adam durmaktadır ve asıl sahne budur.

Bu sahne üzerine kurulu o filmde, filmin baş rol oyuncusu sorar: “Neydi Sevgi?” Ve şöyle cevap verir: “Sevgi ilgiydi. Sevgi iyilikti. Sevgi emekti. Sevgi dostluktu.” Bu cevapla birlikte tercihini kendilerine ilgi gösteren, iyilik yapan, emek veren ve dostça davranan yaşlı adamdan (filmde Ahmet Mekin’den) yana yapar. Genç kadın, (roman ve film kahramanı o genç kadın) çocuğunun alır, biyolojik babası olmasa da, onlara ilgi gösteren, iyilik yapan, emek veren, dostça davranan yaşlı adama doğru yürür.

Gerçek şu ki, “bir insanın, erkek ya da kadın olsun, bir çocuğunun biyolojik babası ya da annesi olması, eğer o çocuğa, doğduktan sonra emek vermemişse, ilgi göstermemişse, dostluk ve iyilik yapmamışsa çok da anlamlı değildir.”

Buradan yola çıkarak ifade edebiliriz ki, bir kişi “seviyorum” demekle sevmiş olmuyor.

Sevginin yansıması yoksa, sevgi de yoktur. Sevginin yansıması, dostluk, iyilik, emek ve ilgidir.

Anadolu’muzda sıklıkla kullanılan bir deyim vardır: “Kuru kuru kurbanın olayım, takır takır yoluna öleyim.”

İşte bu söz, ilgisiz, iyiliksiz, emeksiz ve dostluksuz, güya sevginin olamayacağını anlatan veciz bir ifadedir.

Bendeniz de bu noktadan yola çıkarak Neydi Sevgi diye sorarak bir şiir yazdım.

Sizi bu şiirimle baş başa bırakıyorum. Şiirden sonra “bu toplumu en çok sevenler, onun için en çok çalışanlardır” diyeceğiz.

sevginin yansimasi ilgi emek iyilik ve dostluk

NEYDİ SEVGİ?

Sevgi iki hece, beş harf, dilde, sözde.
Yakıp yakıp da kavurur, kalpte, özde.
En yükseklerde yeri, en gözde.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Sevgi varya sevgi, seven bilir ancak.
Güller taşımak yüreğinde kucak kucak.
Beklemek sevgiliyi her köşe bucak.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Anmak sevgiliyi, harf harf, hece hece.
Yanmak sevgiyle, hem gündüz, hem gece.
Kanmak sevgiye, bir su gibi içe içe.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Hazır olmak kıpır kıpır bir kuşluğa.
Sonsuza kanat açmak, uçmak boşluğa.
Kavuşmak huzura, ulaşmak hoşluğa.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Dalında sevmek çiçeği, dalında gülü.
Bırakmak kendi halinde bülbülü.
Gelinin alnnda masumiyet tülü.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Derin sulara dalmaktır, en derine.
Boyun eğmek boyun, kaderine.
Ölmektir ölmek, sevgilinin yerine.
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?
Şimdi anladın mı, neydi sevgi, neydi?

Evet, bu şiirden sonra bu toplumun içinde yaşayıp da toplum için çalışmayan, fedakarlık yapmayan, toplumun dertleri ile hemhal olmayan, bencilce davranan, “bir yazlık evim olsun, denize bakayım keyif çatayım” diye bir maksat taşımayan yalnızca ev, para pul, servet peşinde koşan bencil zavallı mahlukları eleştireceğim. Ey zavallılar, Ey benciller, yalnızken kendinizi düşünmeyin biraz da insanları düşünün, toplumu düşünün ve bencil olmayın.

Ancak bu toplumdaki insanların büyük çoğunluğu, “ben bu toplum için ne yapabilirim” diye düşünmüyor. Ben bu toplumdan ne kapabilirim hesabını yapıyor. Bu hesaptaki bir kişi içinde bulunduğu toplumu sevemez. İçinde bulunduğun toplum için çalışmıyorsan, o toplumu sevmiyorsun demektir.

Biz bu toplumu seviyoruz. Çünkü bu toplum için çalışıyoruz. 2025 yılında kurduğumuz İnsan Kitap ve Toplum Araştırmaları Derneği ile çıkarttığımız İKTA Dergisi bunun en büyük yansımasıdır.

Sevgiyle konuşuyoruz. Sevgiyle çalışıyoruz. Sevgiyle yaşıyoruz. Sevgiyle umut taşıyoruz.

Hayırlı Cumalar

Vesselam.

Ahmet Sandal

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER